• °
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

‘İdlip’te Mutabakata Rağmen İnsanlar Katlediliyor’

Özgür-Der Bingöl Şubesi Başkanı Yusuf Boğatekin: 4 milyon insanın yaşadığı İdlip’te 2018 yılı Eylül ayında imzalanan mutabakata rağmen hala insanlar katlediliyor. Türkiye sınırı yakınına göç edenlerin sayısı ise bir milyonu aştı.

Özgür-Der Bingöl Şubesi, Rusya’nın İdlip’de gerçekleştirdiği saldırıları Dörtyol Saat Kulesi önünde protesto etti. Erhan Ozan’ın selamlama konuşması ile başlayan basın açıklamasında Ozan, Suriye’de Esed, Rusya, İran öncülüğünde Suriye’de yıllardır süregelen katliamlara ve bu katliamlara karşı üç maymunu oynayan BM, ABD, AB ve Müslüman ülkelerde yaşayan insanların bu katliamlara karşı sessizliğine değinip bu sessizliğin bir suç ortaklığı olduğunu dile getirdi. Zalimler onlarca güçleriyle kardeşlerimize karşı katliamları sürdürürken, mazlumların yanında olmanın haysiyetimizin gereği olduğunu belirten Ozan, İdlib’i, Doğu Türkistan’ı zulüm altında olan bütün ümmet coğrafyasını selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.

Özgür-Der Bingöl Şubesi Başkanı Yusuf Boğatekin’in okuduğu basın açıklamasının ardından Diyanet-Sen Başkanı ve Ulu Cami imamı Mücahit Çelik’in duasıyla protesto sona erdi.

KATİLLER ÇETESİ SURİYE’DEN DEFOLUN!

Özgür-Der Bingöl Şubesi Başkanı Yusuf Boğatekin, ‘‘Suriye’de dokuz yıldır devam eden savaşın acı bilançosu artmaya devam ediyor. Katil Esed’in, Rusya’nın ve onlarla işbirliği içinde olan diğer ülkelerin işledikleri cinayetler ülkeyi kan gölüne çevirmiş vaziyette. Geçen süre zarfında bütün dünyanın gözü önünde yüzbinlerce insan vahşice katledildi, milyonlarcası da ülkelerini terk etmek zorunda kaldı.  Sivil ve savunmasız insanların katledilmesine kör, sağır ve dilsiz kalan bölgesel ve küresel güçlerin ahlaksız, vicdansız ve umursamaz tavrı Suriye’deki trajediyi bugün daha da ileriye taşıyor. Bu umursamaz tavırdan cesaret alan Suriye’deki şer güçler ise yeni katliamların peşinde.

MUTABAKATA RAĞMEN İNSANLAR KATLEDİLİYOR

4 milyon insanın yaşadığı İdlip’te 2018 yılı Eylül ayında imzalanan mutabakata rağmen hala insanlar katlediliyor.  Suriye İnsan Hakları Ağı’na göre, mutabakattan bu yana İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde rejim ve Rusya’nın saldırılarında 1300’den fazla sivil öldü. 2019 yılı içerisinde saldırıların yoğun olduğu alanlardan nispeten sakin yerlere ve özellikle Türkiye sınırı yakınına göç edenlerin sayısı ise bir milyonu aştı. Yalnızca geçen aybaşından bu yana bölgede yerinden edilenlerin sayısı 215 bini buldu. Aynı zamanda yapılan saldırılarda 74’ü çocuk olmak üzere 225 sivil hayatını kaybetti.

Malum olduğu üzere bu süreçte emperyalist güçlerin ikiyüzlü politikalarının bu savaşı derinleştirdiğini ve yaşanan acıların devam etmesine neden olduğunu biliyoruz. Özellikle Rusya’nın Ortadoğu’da nüfuzunu artırarak bu sürece dâhil olması, ABD ve AB’nin ikircikli tutumları bölgeyi tamamen kaosa sürükledi. Bizler biliyoruz ki emperyalist güçlerin çıkarı için insanların ölmesi, acı çekmesi ve zayıf düşmesi hiç önemli değildir. Yeter ki devletlerinin çıkarı tehlikeye girmesin.

Diğer taraftan bölge devletlerinin sorunu çözme konusundaki kifayetsizliği, Müslümanların güçsüzlüğü ve parçalanmışlığı Suriye’de çözüm adına artık hiçbir umudu beslemiyor. Tarihin bir kez daha sayfalarına kaydettiği bu tablo utanç ve mahcubiyetten başka bir tanımı hak etmiyor. Maalesef bu tablo Müslümanların utancıdır. Bu tablo Müslümanların içine düştüğü zilletin ve mahcubiyetin fotoğrafıdır.

UMARIM TÜRKİYE MAZLUM KARDEŞLERİMİZE SIRTINI DÖNMEZ

Savaşın başından beri Suriye’deki mazlumlara sahip çıkan Türkiye’nin düne kadar izlemiş olduğu olumlu politikalar ehli vicdan sahibi olan herkes tarafından görüldü ve desteklendi. Türkiye’nin bu tavrı devam ettiği müddetçe bizler tarafından da desteklenmeye devam edecektir. Umarız Türkiye mazlum kardeşlerine sırtını dönmez ve onları sahipsiz bırakmaz ve uluslararası arenada gücünü ortaya koyarak bu katliamlara engel olur. Çünkü bu Türkiye için insani bir sorumluluktur ve bu sorumluluktan kaçmamalıdır. İfade ettiğimiz bu sorumluluk gereği Türkiye derhal BM nezdinde harekete geçmeli ve bu katliamların son bulması için bütün gücünü ortaya koymalıdır.

Türkiye açısından tablonun bir hayli zorlayıcı, hatta kritik olduğu açıktır. Karşılaşılan zorluk ve sıkıntı; en temelde Ortadoğu’da statükocu bir yaklaşımla çıkar hesabı yapmak yerine mazlum halkların taleplerinden, mücadelelerinden yana tavır almanın bedelidir. Bu yüzden Türkiye sürekli sıkıştırılmakta, Mamafih bu zorlu, sıkıntılı süreçten çıkış, dayatmaya boyun eğmekle değil, yine ancak ilkeli, adaletten ve haktan yana alınan tavırlarla sağlanabilir. Bu yüzden dışarda daha cesur ve bağımsız bir politika, içerde bürokratik oligarşi, seküler, mülteci düşmanı ve Doğu Perinçekvari emperyalist yanlısı zihniyeti dinlemeksizin yola devam etmesi gerekmektedir.

Bugün yanı başımızdaki kardeşlerimize sahip çıkma günüdür. İdlib’te şu anda 4 milyona yakın insan yaşamaktadır. Zalim Esed’e teslim olmayı kabul etmeyen bu mazlum halk şu anda ağır bombardıman ve kitle imha silahlarıyla yok edilmek istenmektedir. Eğer gereken tepkiler verilmezse maalesef İdlib de diğer bölgeler gibi yıkıma uğrayacak ve ağır bir bilançoyla karşı karşıya kalacağız.’’

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hasta almaya giden ambulans, kara saplandı

KARLIOVA GAZETESİ'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

KARLIOVA GAZETESİ'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.